izlem

izlem

12 Mayıs 2026 Salı

SUWEN operasyonel dayanıklılığını korudu İlk çeyrek brüt karda %5.2’lik artış

0

BEĞENDİM

ABONE OL

Çok kategorili perakende yaklaşımıyla kadın iç giyim, ev giyim, plaj giyim ve çorap alanlarında faaliyet gösteren SUWEN; 9 ülke, 66 şehir ve 212 mağazalık güçlü mağaza ağıyla büyümesini sürdürürken, 2026 ilk çeyrek finansal sonuçlarını Kamuyu Aydınlatma Platformu (KAP) üzerinden duyurdu.

SUWEN’in enflasyon muhasebesine göre düzenlenmiş finansal sonuçlarına göre, 2026 yılının ilk çeyreğinde cirosu 1.264 milyon TL seviyesinde gerçekleşirken, geçen yılın aynı dönemine göre sınırlı bir daralma kaydedildi. Buna karşın brüt kâr %5,2 artışla 613 milyon TL’ye yükseldi.

Brüt kâr marjı, etkin ürün ve fiyatlama yönetimi, kampanya disiplininin korunması ve stok yönetimi sayesinde geçen yılın aynı dönemindeki %45,0 seviyesinden %48,5’e yükselerek 3,5 puan iyileşti. Bu performans, zorlu makroekonomik koşullara ve tüketici talebindeki baskıya rağmen şirketin kârlılık odağını koruduğunu gösterdi.

SUWEN’in 2026 yılının ilk çeyreğinde faiz, amortisman ve vergi öncesi karı (FAVÖK) 84 milyon TL olarak gerçekleşirken, FAVÖK marjı %6,6 seviyesinde korundu. Böylece şirket, reel hasılat baskısına rağmen operasyonel kârlılık marjını geçen yılın aynı dönemiyle paralel seviyede tutmayı başardı.

SUWEN Genel Müdürü Ali Bolluk, 2026 ilk çeyrek finansal sonuçlarıyla ilgili şu değerlendirmeleri yaptı:

“Zorlu bir yıla girdiğimizin bilincinde olarak hareket ettik. Global gelişmelerin etkilediği makroekonomik sonuçlar, tüketici talebindeki sezonsal daralma, finansman giderleri, parasal pozisyon etkileri ve enflasyon muhasebesi kaynaklı etkiler nedeniyle net sonucumuz negatif bölgede kalsa da operasyonel tarafta brüt kâr marjındaki iyileşme ve FAVÖK marjının korunması, şirketimizin kârlılık ve verimlilik odaklı yönetim anlayışının sürdüğüne işaret ediyor. 2026 yılının devamında seçici büyüme, stok disiplini, brüt marj yönetimi ve operasyonel gider kontrolüne odaklanarak sürdürülebilir kârlılığı güçlendirmeyi hedefliyoruz.”

Devamını Oku

Mehmet Saydam: “Milleti Oyalamayı Bırakın, Verdiğiniz Sözleri Tutun”

Mehmet Saydam: “Milleti Oyalamayı Bırakın, Verdiğiniz Sözleri Tutun”
0

BEĞENDİM

ABONE OL

CHP Mersin Milletvekili Aday Adayı Mehmet Saydam, yıllardır tamamlanamayan Mut-Silifke kara yoluna sert tepki gösterdi.
Bir dönem “asrın projesi” olarak sunulan yolun 10 yılı aşkın süredir bitirilememesini eleştiren Saydam, “Bu yol sadece bir ulaşım meselesi değil; tutulmayan sözlerin, Mut’un ve Mersin’in ihmal edilmişliğinin sembolüdür” dedi.

“Asrın Projesi” Dediniz, 10 Yılda Bitiremediniz”

Mut-Silifke yolunun tünelleri, viyadükleri ve sıcak asfalt standardıyla yıllarca büyük bir yatırım gibi anlatıldığını hatırlatan Saydam, gelinen noktada ortada tamamlanmış bir proje değil, yıllardır bekletilen bir memleket gerçeği olduğunu söyledi.

Saydam, “Mesafe kısalacak dediler, bölge rahatlayacak dediler, Mut kazanacak dediler. Ama aradan 10 yılı aşkın zaman geçti, yol hâlâ bitmedi. Verilen sözler tutulmadı, bekleyen vatandaş yine bekledi, Mut yine oyalandı” ifadelerini kullandı.

“Bu Mesele Sadece Bir Yol Meselesi Değildir”

Saydam, sorunun yalnızca bir yol çalışmasının gecikmesi olmadığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:

“Bu mesele sadece bir yol meselesi değildir. Bu; üreticinin, esnafın, öğrencinin, hastanın, şoförün zaman kaybetmesi meselesidir. Bu; verilen sözün tutulmaması meselesidir. Bu; Mut’un ve Mersin’in yıllardır ihmal edilmesi meselesidir. Sen çıkıp “asrın projesi” diyeceksin… Sonra 10 yıl geçecek, yol hâlâ bitmeyecek. Böyle devlet yönetilmez. Böyle kamu yatırımı yapılmaz. Böyle milletin güveni korunmaz. Halkımız çok açık konuşuyor:“Başladıysanız bitireceksiniz.” Haklılar da.” dedi.

“Halkımız Yeni Sözler Değil, Somut Takvim İstiyor”

Vatandaşın artık afiş, hamaset ve seçim dönemi verilen vaatler değil; netice görmek istediğini söyleyen Saydam, iktidara açık çağrıda bulundu:

“Mersin halkı artık hamaset duymak istemiyor. Afiş görmek istemiyor. Seçim zamanı verilen sözlerin tutulmasını istiyor. İcraat istiyor, netice istiyor, ciddiyet istiyor. Mut-Silifke yolu için artık yeni sözler değil, somut takvim açıklayın. Bu yol hangi aşamada, ne zaman bitecek, bunu şeffaf biçimde açık açık kamuoyuna anlatın. Mut’u, Mersin’i daha fazla oyalamayın.”

“Mersin Sahipsiz Değildir; Takipçisi Olmaya Devam Edeceğiz”

Açıklamasında Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında projeyi tamamlayacaklarını da vurgulayan Saydam, Mut’un ve Mersin’in sahipsiz olmadığını ifade etti.

“Bu memleketin insanı kandırılmaktan, geçiştirilen açıklamalardan ve bitmeyen projelerden yoruldu. Artık yeter diyor. Biz de aynı şeyi söylüyoruz: Mut’a verilen sözler tutulmalıdır. Mersin’e verilen sözler tutulmalıdır. Mut-Silifke yolu bir an önce tamamlanmalıdır. Mut sahipsiz değildir, Mersin sahipsiz değildir. Bu yolun da, Mut’un da, Mersin’in de takipçisi olmaya devam edeceğiz.”

“CHP İktidarında Mersin Hak Ettiği Hizmeti Alacak”

Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında yıllardır sürüncemede bırakılan projelerin tamamlanacağını belirten Saydam, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında, yılan hikâyesine dönen bu projeyi tamamlayacağız. Verilip tutulmayan sözleri, açıklanıp hayata geçirilmeyen vaatleri bir bir gerçeğe dönüştüreceğiz. Mersin’in beklediği hizmeti de, hak ettiği yatırımı da bu memlekete kazandıracağız.”

Devamını Oku

MERSİN BÜYÜKŞEHİR İLE BU YIL DA HIDIRELLEZ COŞKUYLA KUTLANDI

MERSİN BÜYÜKŞEHİR İLE BU YIL DA HIDIRELLEZ COŞKUYLA KUTLANDI
0

BEĞENDİM

ABONE OL

DARISEKİSİ ÖRNEK YÖRÜK KÖYÜ’NDE HIDIRELLEZ GELENEKSEL RİTÜELLERLE KUTLANDI

Mersin Büyükşehir Belediyesi, her yıl olduğu gibi bu yıl da Hıdırellezi coşku dolu etkinliklerle kutladı. Geleneksel ritüellerin yaşatıldığı etkinlikte vatandaşlar ateş üzerinden atlayıp dilek dilerken, halaylar çekip müzik eşliğinde eğlendi. Ayrıca üretici kadınlar, kurulan stantlarda el emeği ürünlerini sergileyerek satış yapma fırsatı buldu.

Mersin Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı’nın koordinesinde her yıl olduğu gibi bu yıl da Hıdırellez coşkuyla kutlandı. Darısekisi Örnek Yörük Köyü’nde düzenlenen Hıdırellez etkinliğine Tarsus ve Mersin merkezin birçok mahallesinden vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Doğanın uyanışı, Hıdırellez’e özgü geleneklerle kutlanırken, ortaya renkli görüntüler çıktı.

Hıdırellez ateşi etrafında dilekler tutuldu

Mersin Büyükşehir Belediyesi, düzenlediği etkinliklerle hem geleneksel değerleri yaşatıyor hem de vatandaşların sosyal hayata aktif katılımını destekliyor. Hıdırellez ekinliğinde katılımcılar, yakılan ateşin etrafında dönerek dualarla dilek diledi, ardından ateşin üzerinden atlayarak Hıdırellez geleneğini yaşattı. Vatandaşlar halaylar çekip müzik eşliğinde eğlenirken, etkinlik alanında kurulan stantlarda bölgedeki üretici kadınlar el emeği ürünlerini sergileyip satış yapma imkanı buldu.

Güngeç: “Hıdırellez duamızı yaptık, ateş üzerinden atladık”

Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı’na bağlı Gönüllüler Şube Müdürü Hava Güngeç, Darısekisi Örnek Yörük Köyü’nde gerçekleştirdikleri Hıdırellez kutlaması etkinliğine Tarsus ve Mersin merkezden katılımcıların geldiğini belirterek, “Eğlence ortamında geçti. Hıdırellez duamızı yaptık. Ateş üzerinden atladık. Stantlarımızda üretici kadınlarımızın seralarından getirmiş olduğu güller yer alıyor. Katılımcı misafirlerimiz, üretici kadın stantlarımızdan alışveriş yaptılar. Halayların çekildiği eğlenceli bir gündü” dedi.

Vatandaşlar Hıdırellez ruhunu hep birlikte yaşadı

Mersin Büyükşehir Belediyesi sayesinde birçok geziye katıldığını anlatan katılımcılardan Nurten Akbulut, “40 yıldır böyle gezileri hiçbir belediyeden görmedik. Mersin Büyükşehir Belediye Başkanımız Vahap Seçer, bu tür etkinliklerle bizi sosyalleştirdi. Bütün etkinliklere katıldık. Yolu açık olsun. Türkiye Belediyeler Birliği Başkanı da seçildi, çok memnunuz. Bize bu etkinlikleri sağladığı için Büyükşehir Belediyemize çok teşekkür ediyoruz. Darısekisi Yörükköyü çok güzel yapılmış. Etkinlikler çok güzel” diye konuştu.

Hava yağışlı olmasına rağmen geldiklerini ve çok memnun kaldıklarını belirten Fethiye Gözsüz, “Buraya gelmekle çok iyi etmişim. Çok mutluyum. Hıdrellez ateşi var. Mutluluk verdi bana bu renkler. Yörüklerin yaşantısını dinledik. Çok hoşumuza gitti. Belediyemiz her yönüyle harika çalışıyor. Hıdırellezi burada kutlamak çok güzeldi. İnşallah herkesin bütün dilekleri olur” dedi.

Tarsus’tan katılan vatandaşlardan Filiz Yıldız, “Eğlencesiyle, doğasıyla mükemmel bir gün geçirdik. Darısekisi Örnek Yörükköyü çok güzel düzenlenmiş. Hıdırellez etkinliğine katıldık. Çok güzel bir gün geçirdik” dedi.

Çamlıdere Mahallesi’nden katılan üretici kadınlardan Selma Yılmaz, gül üreticisi olarak Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin üretici kadın stantlarında yer aldığını anlatarak, “Bugün Hıdırellez olduğu

için gül satıyoruz. Darısekisi Örnek Yörük Köyü’ndeyiz. Bizlere bu hizmetleri sunduğu için Mersin Büyükşehir Belediyesi’ne çok teşekkür ediyoruz. Evimize bir katkı sunuyoruz. Başka ilçelerden gelen kadınlarla tanışıyoruz. Hem sosyalleşiyoruz hem paramızı kazanıyoruz. Her şey için teşekkür ederiz” ifadelerine yer verdi.

Devamını Oku

81 İLİN BARO BAŞKANI, AVUKATA ŞİDDETE KARŞI TBMM’YE YÜRÜDÜ

81 İLİN BARO BAŞKANI, AVUKATA ŞİDDETE KARŞI TBMM’YE YÜRÜDÜ
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Son dönemde avukatlara yönelik artan şiddet vakalarının önlenmesine yönelik eylem planı hazırlamak amacıyla Mersin Barosu Başkanı Av. Gazi Özdemir ile birlikte 81 ilin baro başkanı, Türkiye Barolar Birliği tarafından düzenlenen Olağanüstü Baro Başkanları Toplantısında bir araya geldi. Baro başkanları toplantı sonrası TBMM’ye yürüyerek, avukata yönelik şiddetle mücadele için belirledikleri beş adımlı çözüm yöntemini açıkladı.

Türkiye Barolar Birliği Av. Özdemir Özok Kongre Merkezi’nde 04.05.2026 tarihinde düzenlenen Olağanüstü Baro Başkanları Toplantısının gündem maddeleri kapsamında; son dönemde avukatlara yönelik artan şiddet vakaları kapsamlı bir şekilde ele alınarak, vakaların çok boyutlu olarak değerlendirilmesi ve avukata yönelik şiddeti sona erdirecek önleyici stratejileri içeren sürdürülebilir bir eylem planı oluşturuldu.

Toplantıda TBMM’ye yürüyüş eylemi kararı alan 81 ilin baro başkanı ve TBB yönetimi, ellerinde öldürülen avukatların fotoğraflarının yer aldığı, “Avukata Dokunma”, “Avukata Şiddete Son” yazılı dövizlerle Ankara Güvenpark’tan TBMM’ye kadar yürüyüş gerçekleştirdi.

81 ilin baro başkanlarının katılımıyla TBMM önünde yapılan basın açıklamasında Olağanüstü Baro Başkanları Toplantısının sonuç bildirgesini okuyan TBB Başkanı Av. R. Erinç Sağkan, avukata yönelik şiddetle mücadele için belirledikleri beş adımlı çözüm yöntemini paylaştı.

Olağanüstü Baro Başkanları Toplantısının sonuç bildirgesinde şu ifadelere yer verildi:

AVUKATA YÖNELİK ŞİDDET KONUSUNDA HİÇBİR ADIM ATILMADIĞINI ÜZÜLEREK TESPİT ETTİK

“Türkiye Barolar Birliği (TBB) Yönetimi ve Baro Başkanları, son dönemde meslektaşlarımıza yönelik artış gösteren şiddet vakalarının kapsamlı biçimde ele alınması, bu vakaların çok boyutlu olarak değerlendirilmesi ve avukata yönelik şiddeti sona erdirecek önleyici stratejileri içeren sürdürülebilir bir eylem planının geliştirilmesi ana gündemiyle toplanmıştır.

23 Temmuz 2022 tarihli 46. Baro Başkanları Toplantısından bugüne, avukata yönelik şiddet sorunu, Türkiye Barolar Birliğinin ve Baroların öncelikli mücadele alanlarından biri olarak tespit edilmiş; bu konudaki tespit ve çözüm önerileri, ilgili makamlarla defalarca paylaşılmıştır. Yasama ve yürütme organlarıyla gerçekleştirilen ortak çalışmalarda, avukatlık mesleğine ilişkin farklı meselelerle ilgili çeşitli düzeylerde ilerleme sağlanabilmişse de avukata yönelik şiddet konusunda hiçbir adım atılmadığını üzülerek tespit etmek durumundayız. Avukatların kısa, orta ve uzun vadeli sorunları çerçevesinde, en kısa vadede çözülmesi gereken sorunların başında avukata yönelik şiddet konusu gelmektedir.

1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun “Avukatlığın mahiyeti” başlıklı 1’nci maddesi “Avukatlık, kamu hizmeti ve serbest bir meslektir. Avukat, yargının kurucu unsurlarından olan bağımsız savunmayı serbestçe temsil eder” hükmünü haizdir. Keza 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 6/1-d maddesinde avukat, yargı görevi yapan kişiler arasında sayılmaktadır.

AVUKATA DÖNÜK ŞİDDET VAKALARI, MESLEĞİMİZİ SÜRDÜRÜLEMEZ HÂLE GETİRMEKTEDİR

Ne var ki, son yıllarda artarak devam eden avukata dönük şiddet vakaları mesleğimizi artık sürdürülemez hâle getirmektedir. Son olarak 7 Ocak 2026’da Yalova’da SGK avukatı meslektaşımız Av. Zekeriya Polat’ın ve 28 Nisan 2026’da Bursa’da Av. Hatice Kocaefe’nin yaşamını kaybetmesiyle sonlanan, ardından bir haftalık süre içerisinde Şanlıurfa’da, Trabzon’da, Erzurum’da yaşanan şiddet eylemleri; avukatların görevlerini yaparken tehdit ve tehlikelere ne derece açık olduklarını göstermiştir.

Bugüne kadar izlenen yöntemlerin şiddeti önleme ve caydırıcılık bakımından yeterli olmadığı görülmektedir. Avukata yönelik şiddetin tutarlı, ısrarlı ve ciddi politikalarla ele alınması gerektiği açıktır. Avukatlık mesleği kapsamında gerçekleştirilen faaliyetler, nitelikleri gereği çekişme ve uyuşmazlık içermeleri nedeniyle, avukatlara yönelik şiddet vakaları, gerek toplumun genelinde gözlenen şiddet eğiliminden gerekse diğer profesyonel meslek mensuplarına yönelik şiddetten önemli farklılıklar içerdiğinden özel olarak bu mesleğe yönelik araştırmalar yapılması ve önlemler alınması elzemdir.

TBMM BÜNYESİNDE ARAŞTIRMA KOMİSYONU KURULMALIDIR

Bu kapsamda, avukata yönelik şiddetle mücadele için 61. Baro Başkanları Toplantısı’nda beş adımlı çözüm yöntemi belirlenmiştir. Avukata yönelik şiddeti, sebeplerini ve çözümlerini araştırmak üzere Türkiye Büyük Millet Meclisi Araştırma Komisyonu kurulmalıdır. Türkiye Barolar Birliği daha evvel 4 Nisan 2022 tarihinde, Türkiye Büyük Millet Meclisini ziyaret ederek yasama temsilcileri ile görüşmeler gerçekleştirmiş; Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına ve o dönem Meclis’te grubu bulunan siyasi partilerin grup başkanvekillerine avukatlara yönelik şiddet vakalarının araştırılarak çözüm yollarının ortaya konabilmesi için konuyla ilgili komisyon kurulması talebinde bulunmuştur. Araştırma komisyonu kurulmasına ilişkin öneri, gerekçeleriyle birlikte yazılı olarak yasama temsilcilerine elden teslim edilmiştir. Maalesef bu komisyon hâlâ kurulmamıştır. Avukata yönelik şiddetin niteliği gereği, avukatların şiddetle bireysel olarak mücadele edebilmeleri mümkün değildir. Avukatlara yönelik şiddetle kolektif bir şekilde mücadele edilmeli, buna yönelik tedbirler, yasama organının gerçekleştireceği araştırmaya dayanılarak, kamusal bir politika olarak uygulanmalıdır. Bu nedenle Anayasa’nın 98’nci ve TBMM içtüzüğünün 104 ve 105’nci maddeleri uyarınca Meclis araştırması açılması, konuyla ilgili komisyon kurulması şarttır.

AVUKATLIK MESLEĞİNİN KORUNMASINA İLİŞKİN AVRUPA KONSEYİ SÖZLEŞMESİ İMZALANMALIDIR

İkinci olarak, savunma makamına yönelik saldırıların son bulması ve mesleki güvencelerin evrensel standartlara kavuşturulması için Avrupa Konseyi’nin Mart 2025’te kabul ettiği “Avukatlık Mesleğinin Korunmasına İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi” gecikmeksizin imzalanmalıdır. Söz konusu belge, avukatların bağımsızlığını, güvenliğini ve mesleki faaliyetlerini tehdit eden durumlara karşı uluslararası düzeyde yasal koruma sağlamayı amaçlayan ve avukatlık mesleğini korumaya yönelik önemli bir uluslararası sözleşmedir. Türkiye Barolar Birliği, ilk günden itibaren, ülkemizin bu sözleşmeyi imzalaması için gerekli adımların atılmasını talep etmiş; Cumhurbaşkanlığı, Adalet Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı ve Türkiye Büyük Millet Meclisi nezdinde girişimlerde bulunmuştur. Bugün, avukatların korunmasına ilişkin bu sözleşmenin imzalanması bir tercih olmanın ötesinde, tarihi bir sorumluluk hâline gelmiştir.

CEZAİ YAPTIRIMLAR ARTIRILMALIDIR

Üçüncü olarak, avukata yönelik şiddetle mücadelenin araçları yaratılmalı, cezai düzenlemelerde ilgili değişiklikler yapılmalıdır. Bu kapsamda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106’ncı maddesinde yer alan “Tehdit” suçunda, suçun yargı görevini yapanlara karşı işlenmesi nitelikli hâl olarak düzenlenmeli ve cezai yaptırım artırılmalıdır. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 100’ncü maddesinin üçüncü fıkrasına yeni bir bent eklenerek, yargı görevi yapanlara karşı işlenen kasten yaralama suçu tutuklama nedenleri arasında sayılmalıdır. Ayrıca, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun “Avukata karşı işlenen suçlar” başlıklı 57’nci maddesine yeni bir fıkra eklenerek, avukata yönelik şiddet tehlikesi ve tehdidi durumunda 6284 sayılı Kanun’da düzenlenen tedbirlere benzer türde bir uygulamanın yapılabilmesi sağlanmalıdır. Keza Türk Ceza Kanunu’nun 51’inci maddesinde düzenlenen hapis cezasının ertelenmesi hükümlerinin uygulanmayacağı da bu maddede düzenlenmelidir. Bu çözümlerin hayata geçirilmesinden kaçınılması kabul edilemez.

RİSKLİ ALANLARDA (HACİZ, KEŞİF) GÜVENLİK ÖNLEMLERİ ARTIRILMALIDIR

Şiddet ile mücadelenin zorunlu bir ayağı olarak, potansiyel şiddet alanı hâline gelen haciz ve keşif işlemlerinde kolluğun bulundurulması zorunluluk hâline getirilmeli, kolluğun caydırıcı varlığı ile güvenlik sağlanmalı ve yasanın hatalı yorumlamaya sebebiyet veren lafzı değiştirilerek kolluğun sadece icra memurunu korumakla mükellef olduğu algısı ortadan kaldırılarak hukuksal süreç boyunca genel güvenliği sağlama yetkisi verilmelidir. Kanun değişikliği öncesinde ise kolluğun haciz ve keşif mahallinde hazır bulunmasını sağlamak üzere, İçişleri Bakanlığı ile ortak bir genelge hazırlayıp yayımlamak suretiyle, özellikle icra işlemlerinde yaşanan şiddetin önlenmesi mümkün hâle getirilmelidir.

TOPLUMSAL FARKINDALIK YÜKSELTİLMELİDİR

Nihayet toplumdaki farkındalığı artırmak, avukata yönelik şiddetin yargısal faaliyetin kendisine, avukatın korumakla yükümlü olduğu hakka, özellikle savunma ve adil yargılanma hakkına ve topyekûn adalete yöneldiği gerçeğinin altını daha fazla çizmek üzere kamu spotları hazırlanmalı ve kapsamlı bir farkındalık çalışması yürütülmelidir.

Avukata saldırma pervasızlığını gösteren saldırganlar bu cüreti, mesleğin itibarsızlaştırılması çabasından ve cezasızlık politikalarından alıyorlar. Avukata yönelik şiddetle, ciddi bir politika benimsenerek mücadele edilmediği sürece, tekil vakalarda verilen ancak infaz düzenlemeleri nedeniyle göstermelik kalan cezalarla yol alınması mümkün değildir.

Türkiye Barolar Birliği ve Barolar olarak, tek bir kayba daha tahammülümüz yok! Avukata yönelik şiddetin normalleşmesine izin vermeyecek, onurla ve asla vazgeçmeden ortak mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceğiz. Meslektaşlarımızın ve kamuoyunun bilgisine saygılarımızla sunarız.”

Devamını Oku

Türkiye-AB İş Diyaloğu II Projesi Kapsamında Mersin’de Önemli Buluşma

Türkiye-AB İş Diyaloğu II Projesi Kapsamında Mersin’de Önemli Buluşma
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Türkiye-AB İş Diyaloğu II Projesi Kapsamında Mersin’de Önemli
Buluşma
Türkiye-AB İş Diyaloğu II (TEBD II) projesi kapsamındaki çalışma ziyareti, Mersin Deniz
Ticaret Odası ev sahipliğinde başladı. Avrupa’dan oda ve borsa yöneticilerinin katıldığı dört
günlük programda, kentin uluslararası lojistik kapasitesi tanıtılarak yeşil ekonomi ve dijital
dönüşüm süreçlerindeki iş birliği fırsatları değerlendiriliyor.
—————————————————————————————————————–
Avrupa Birliği tarafından finanse edilen, Eurochambres ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği
(TOBB) iş birliğiyle yürütülen Türkiye-AB İş Diyaloğu II (TEBD II) projesi kapsamındaki
çalışma ziyareti, 5-8 Mayıs 2026 tarihleri arasında Mersin Deniz Ticaret Odası (MDTO) ev
sahipliğinde gerçekleştiriliyor.
Türk ve Avrupa oda ve borsaları ile iş dünyası arasındaki kurumsal iş birliğini güçlendirmek,
yeşil ekonomi ve dijital dönüşüm süreçlerindeki ortak fırsatları değerlendirmek amacıyla
organize edilen programın açılış toplantısı Mersin Deniz Ticaret Odası’nda gerçekleştirildi.
Avrupa'nın çeşitli ülkelerinden gelen ticaret ve sanayi odaları yöneticilerini Mersin’de buluşturan
programın açılış oturumuna; Eurochambres yetkilileri, TOBB temsilcileri, AB Türkiye
Delegasyonu yöneticileri ve MDTO yöneticileri katıldı.
MDTO Yönetim Kurulu Başkan Vekili Bedii Canatan ve MDTO Genel Sekreteri Fuat Gedik
tarafından yapılan açılış konuşmalarında Mersin’in Doğu Akdeniz’deki stratejik konumu ve
küresel ticaret koridorlarındaki rolü anlatıldı. Mersin’in Avrupa ile Orta Doğu ve Orta Asya

MERSİN DENİZ TİCARET ODASI

arasında köprü görevi üstlenen önemli bir liman kenti olduğu vurgulanırken, düzenlenen çalışma
ziyaretinin kentin liman, lojistik ve turizm ekosistemini Avrupalı paydaşlara tanıtmak adına
önemli bir fırsat sunduğu kaydedildi.

TEBD II Proje Direktörü Pınar Erdil, TOBB AB Dairesi Uzmanı Tuğçe Duru Kaya ve AB
Türkiye Delegasyonu Program Müdürü Özgür Öcal’ın değerlendirmeleriyle devam eden
toplantıda, projenin Avrupa ve Türkiye iş dünyası arasındaki iş birliğini güçlendirme hedefleri
üzerinde duruldu.
Mersin Deniz Ticaret Odası’nın iyi uygulama örneklerinin sunulduğu oturumda; Mersin Ticaret
ve Sanayi Odası Genel Sekreter Yardımcısı Fevzi Filik ve ve Tarsus Ticaret Borsası Dış Ticaret
Temsilcisi Pınar Alegöz tarafından kentin ticari kapasitesi ve enerji verimliliği projeleri katılımcı
Avrupa odalarına aktarıldı.
Programın öğleden sonraki bölümüne Mersin Büyükşehir Belediyesi Mercan 100. Yıl İklim ve
Çevre Bilim Merkezi’nde düzenlenen Enerji Verimliliği ve Yeşil Lojistik Konferansı ile devam
edilirken, konferans kapsamında ticaretin gizli enerji maliyetleri ve yeşil lojistikteki güncel
teknolojik trendler tartışıldı. İlk gün programı, Tarsus'un tarihi dokusunu yansıtan kültürel
incelemelerle tamamlandı.
8 Mayıs tarihine kadar sürecek olan program kapsamında; Mersin Uluslararası Limanı (MIP),
Mersin Serbest Bölgesi ve sektörün önde gelen lojistik tesislerinde saha incelemeleri
gerçekleştirilecek. Ayrıca MDTO Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ile Mersin Üniversitesi
Mersin Deniz Ticaret Odası Denizcilik Fakültesi ziyaret edilerek kentin denizcilik eğitimi
altyapısı yerinde incelenecek. Programın son bölümlerinde ise Silifke ve Taşucu bölgelerinde
sürdürülebilir turizm ve gastronomi projelerine odaklanan saha ziyaretleri yapılarak kentin
ekonomik çeşitliliği Avrupalı oda temsilcilerine tanıtılacak.

Devamını Oku