69 BARODAN MUTLAK BUTLAN KARARINA TEPKİ:

69 BARODAN MUTLAK BUTLAN KARARINA TEPKİ:

ABONE OL
22 Mayıs 2026 18:06
69 BARODAN MUTLAK BUTLAN KARARINA TEPKİ:
0

BEĞENDİM

ABONE OL

“DEMOKRATİK ANAYASAL DÜZENE VE HALK İRADESİNE YARGI ELİYLE MÜDAHALE KABUL EDİLEMEZ”

Mersin Barosu ile birlikte 69 baro, CHP yönetimine gelen mutlak butlan kararına ilişkin yaptığı ortak yazılı açıklamada, “Yargının görevi siyasal alanı dizayn etmek değil; hukukun üstünlüğünü, temel hak ve özgürlükleri, demokratik anayasal düzeni korumaktır. Demokratik anayasal düzene ve halk iradesine yargı eliyle müdahale kabul edilemez” ifadelerini kullandı.

69 baro, Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin CHP’nin 38. Olağan Kurultayı hakkında verdiği mutlak butlan kararının ardından yaptığı yazılı ortak açıklamada şu ifadelere yer verdi:

“MUTLAK BUTLAN KARARI, SON DERECE AĞIR SONUÇLAR DOĞURMA POTANSİYELİNE SAHİPTİR”

Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurultay iradesine yönelik verilen mutlak butlan kararı, yalnızca bir siyasi partinin iç işleyişine ilişkin teknik bir hukuk meselesi değildir. Söz konusu karar; hukuk devleti ilkesi, demokratik siyasal yaşam, hukuki güvenlik ve halk iradesi bakımından son derece ağır sonuçlar doğurma potansiyeline sahiptir.

Anayasa’nın 68. maddesi uyarınca siyasi partiler demokratik hayatın vazgeçilmez unsurlarıdır. Seçim kurullarının denetiminden geçerek oluşmuş kurultay iradesinin, yıllar sonra “mutlak butlan” kavramı genişletilerek tartışmaya açılması; seçme ve seçilme hakkını, demokratik meşruiyeti ve hukuk güvenliği ilkesini zedelemektedir.

“YARGININ GÖREVİ SİYASAL ALANI DİZAYN ETMEK DEĞİLDİR”

Demokratik süreçlerin ve seçimlerin yıllar sonra yargısal müdahalelerle tartışmalı hale getirilmesi; yalnızca bir siyasi partiyi değil, çok partili demokratik yaşamın bütününü ve anayasal düzeni etkileyebilecek ciddi bir tehlike oluşturmaktadır.

Seçimlerin yönetimi ve denetimi Anayasa gereği münhasıran Yüksek Seçim Kurulunun yetkisindedir. Seçim kurullarının denetiminden geçerek kesinleşmiş siyasal iradenin, sonradan adli yargı eliyle hükümsüz hale getirilmeye çalışılması; anayasal kurumlar arasındaki görev dağılımını, hukuk güvenliği ilkesini ve demokratik meşruiyeti zedeleme riski taşımaktadır.

Yargının görevi siyasal alanı dizayn etmek değil; hukukun üstünlüğünü, temel hak ve özgürlükleri ve demokratik anayasal düzeni korumaktır. Mahkemelerin siyasal rekabeti doğrudan etkileyebilecek kararlarında çok daha yüksek bir anayasal hassasiyetle hareket etmesi zorunludur.

Bizler, aşağıda imzası bulunan barolar olarak; hukukun üstünlüğünü, demokratik siyasal yaşamı, seçme ve seçilme hakkını ve halk iradesinin meşruiyetini savunmaya devam edeceğimizi, yargının siyasal alanı şekillendirme aracına dönüştürülmesine karşı hukuk çerçevesinde mücadelemizi sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla bildiririz.”

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP