maksibet betmatik mercurecasino
gaziantep escort,mersin escort,gaziantep escort,seks hikayeleri
10 Eylül 2026 Perşembe
Daha güçlü, daha katılımcı ve daha etkin bir sendikal anlayış”
Eğitim Bir-Sen Mersin 1 No’lu Şube Başkanlığı için adaylığını açıklayan Abdurrahman Yıldız, yayımladığı basın açıklamasıyla sendikal anlayışını ve hedeflerini kamuoyuyla paylaştı.
Yıldız, adaylığının herhangi bir ayrışmanın değil, birlik ve beraberliğin adaylığı olduğunu belirterek; kişiler üzerinden değil, ilkeler, emek, liyakat, ortak akıl ile milli ve manevi değerler temelinde güçlü bir sendikal yapı oluşturmayı hedeflediklerini ifade etti.
“SENDİKACILIĞI MAKAM DEĞİL, EMANET OLARAK GÖRÜYORUZ”
Güçlü bir sendikanın yalnızca hak arayan değil, üyelerini dinleyen, onların fikirlerini karar süreçlerine taşıyan, şeffaf yönetilen ve her üyeye eşit yaklaşan bir yapıya sahip olması gerektiğini vurgulayan Yıldız, “Sendikacılığı bir makam değil, emanet olarak görüyoruz” mesajı verdi.
Yıldız’ın açıkladığı hedefler arasında üyelerin görüş ve önerilerini merkeze alan katılımcı yönetim anlayışı, şeffaflık ve hesap verebilirlik, eğitim çalışanlarının ekonomik, sosyal ve özlük haklarının geliştirilmesi yer aldı.
Ayrıca genç eğitim çalışanlarından emekliliği yaklaşanlara kadar tüm üyelerin sendikada kendisini temsil edilmiş hissetmesini hedeflediklerini belirten Yıldız, sendikal faaliyetlerin yalnızca seçim dönemlerinde değil, yılın her günü üyelerle birlikte yürütülmesi gerektiğini kaydetti.
MESLEKİ VE SOSYAL GELİŞİME VURGU
Abdurrahman Yıldız, üyelerin mesleki ve akademik gelişimlerine katkı sağlayacak seminer, çalıştay ve eğitim programlarının desteklenmesinin de öncelikleri arasında bulunduğunu açıkladı.
Sosyal, sportif ve kültürel etkinliklerle üyeler ve aileleri arasındaki dayanışmayı güçlendirmeyi amaçladıklarını belirten Yıldız, sendikal aidiyet duygusunun da bu çalışmalarla pekiştirileceğini ifade etti.
Yıldız, “Sorunları yalnızca dile getiren değil, çözüm üreten bir yönetim anlayışıyla hareket edeceğiz” diyerek, özlük haklarından çalışma şartlarına, mesleki gelişimden sosyal ve kültürel faaliyetlere kadar her alanda üyelerin yanında olacaklarını söyledi.
“AYRIŞTIRAN DEĞİL, BİRLEŞTİREN BİR ANLAYIŞ”
Açıklamasında birlik mesajı veren Yıldız, “Biz; ayrıştıran değil birleştiren, kutuplaştıran değil kucaklayan, kişileri değil ilkeleri merkeze alan bir anlayışla yola çıkıyoruz” ifadelerini kullandı.
Sendikanın gerçek gücünün yönetimden değil, üyelerin güveninden ve birlik ruhundan doğduğunu belirten Yıldız, üyeleri birlikte üretmeye, birlikte karar almaya ve geleceği birlikte inşa etmeye davet etti.
SEÇİM 26 EYLÜL’DE
Abdurrahman Yıldız, açıklamasının sonunda Eğitim Bir-Sen Mersin 1 No’lu Şube üyelerine çağrıda bulunarak, 26 Eylül 2026 Cumartesi günü gerçekleştirilecek seçimde tüm üyeleri özgür iradeleriyle oy kullanmaya davet etti.
Yıldız, açıklamasını “Birlikte daha güçlü, birlikte daha etkin, birlikte daha katılımcı, birlikte daha umutlu bir Eğitim Bir-Sen Mersin için” sözleriyle tamamladı.
Abdurrahman Yıldız
Eğitim-Bir-Sen Mersin 1 No’lu Şube Başkan Adayı
Mersin Barosu Başkanlığı tarafından, 2026-2027 dönemi adli yıl açılışı nedeniyle resepsiyon düzenlendi. Baro Başkanı Av. Gazi Özdemir konuşmasında, “Adaletin gecikmesi, çoğu zaman adaletin etkinliğini ve anlamını zedelemektedir. Yeni adli yılda temel hedefimiz; yargının iş yükünü azaltacak yapısal çözümlerin hayata geçirilmesi, yargılamaların makul sürede sonuçlandırılması ve her şeyden önemlisi, vatandaşın adaletin zamanında ve eşit şekilde tecelli edeceğine olan güveninin yeniden güçlendirilmesi olmalıdır” dedi.
Mersin Barosu Başkanı Av. Gazi Özdemir ve yönetim kurulu üyelerinin ev sahipliğinde Mersin Büyükşehir Belediyesi Kongre ve Sergi Sarayında düzenlenen resepsiyona Mersin Milletvekilleri Gülcan Kış ve Mehmet Emin Ekmen, Mersin Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Av. Hamit Mert Avcı, Mersin 3. İdare Mahkemesi Başkanı Gökhan Karabulut, KKTC Mersin Başkonsolosu Ülkü Alemdar ve Konsolos Muavini Enver Taşan, Mezitli Belediyesi Başkan Vekili Av. Samir Mannah, MHP MYK Üyesi Av. Bünyamin Köken, Yeni Parti Mersin İl Başkanı Cengiz Gökçel, DEM Parti İl Eş Başkanları Eylem Sonuvar ile Adnan Şahin, MHP Mersin İl Başkan Vekili Av. Nebi Mehmet Kaplan, MHP Toroslar İlçe Başkanı Av. Osman Mete Yıldız ve Mersin SMMMO Başkanı Emin Levent Türkili ve avukatlar katıldı.
Baro Başkanı Özdemir ve yönetim kurulu üyeleri, gecede canlı müzik eşliğinde eğlenen meslektaşlarına ve konuklarına eşlik etti.
“YARGILAMALARIN MAKUL SÜREDE SONUÇLANDIRILAMAMASI, TOPLUMUN ADALETE VE HUKUK SİSTEMİNE DUYDUĞU GÜVENİ ZEDELİYOR”
Gecede konuşma yapan Baro Başkanı Av. Gazi Özdemir, yargı sisteminin ve avukatlık mesleğinin sorunlarına değinerek, “Hukuk ve adalet toplumun ortak güvencesidir. Hukuk devleti; bağımsız ve tarafsız bir yargı ile özgür, etkin ve güçlü bir savunma makamının varlığıyla mümkündür.
Ancak bugün, yargı bağımsızlığına yönelik ciddi sorunların yaşandığı ve savunma makamının çeşitli baskı ve müdahalelerle karşı karşıya bırakıldığı bir süreçten geçiyoruz. Yürütmenin yargı süreçleri üzerindeki etkisinin artması, yargı kararlarının uygulanmasında yaşanan sorunlar ve ölçüsüz tutuklama uygulamaları, yurttaşların hukuka ve adalete duyduğu güveni ciddi biçimde zedelemektedir.
Ayrıca yargının en temel sorunlarından biri olan yargılamaların makul sürede sonuçlandırılamaması; özellikle Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde uzun süredir sonuçlanmayı bekleyen dosyalar, hak arama özgürlüğünün etkin kullanılmasını güçleştirmekte; geciken yargılamalar, yalnızca taraflar bakımından değil, toplumun adalete ve hukuk sistemine duyduğu güven bakımından da ciddi sonuçlar doğurmaktadır. Adaletin gecikmesi, çoğu zaman adaletin etkinliğini ve anlamını zedelemektedir.
Yeni adli yılda temel hedefimiz; yargının iş yükünü azaltacak yapısal çözümlerin hayata geçirilmesi, yargılamaların makul sürede sonuçlandırılması ve her şeyden önemlisi, vatandaşın adaletin zamanında ve eşit şekilde tecelli edeceğine olan güveninin yeniden güçlendirilmesi olmalıdır. Çünkü hukuk devletinin en güçlü teminatı, yalnızca adaletin varlığı değil, adaletin zamanında gerçekleşmesidir” diye konuştu.
“SAVUNMANIN GÜÇSÜZLEŞMESİ, ADİL YARGILANMA HAKKININ HAYATA GEÇİRİLMESİNİ GÜÇLEŞTİRMEKTEDİR”
Konuşmasında avukatlık mesleğinin sorunlarına çözüm önerilerini dile getiren Özdemir, “Avukatların ekonomik ve mesleki güvencelerinin zayıflatılması, savunma makamının etkinliğini doğrudan etkilemekte; savunmanın güçsüzleşmesi ise adil yargılanma hakkının hayata geçirilmesini güçleştirmektedir.
Plansız ve ihtiyaç analizinden uzak biçimde artırılan hukuk fakülteleri ve kontenjanların, hukuk eğitiminin niteliği ve mesleğin geleceği açısından önemli bir sorun oluşturduğunu her fırsatta dile getirmiş olmamız, bu konuda Türkiye Barolar Birliği ve barolarla iş birliği içerisinde gerekli kurumsal girişimler yapmamız ses getirmiştir. Devlet üniversiteleri ve vakıf üniversitelerindeki kontenjanların azaltılmasını ve hukuk fakültelerine girişte başarı sıralamasının yükseltilmesini olumlu bir gelişme olarak değerlendiriyoruz; ancak bunun yeterli olmadığını düşünüyoruz. Nitelikli hukuk eğitiminin sağlanmasına yönelik kalıcı düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerekmektedir.
“ADALET GÜCÜ BAĞIMSIZ OLMAYAN BİR MİLLETİN, DEVLET HALİNDE VARLIĞI KABUL OLUNAMAZ”
Avukata yönelik artan şiddetin son bulması, serbest çalışan avukatların iş alanlarının genişletilmesi, bağlı çalışan avukatlar için mesleğin onuruna uygun bir ücret rejimi oluşturulması, stajyer avukatlara destek sağlanması, kamu avukatlarının özlük haklarının düzenlenmesi, zorunlu müdafilik ödemelerinin artırılması ve adli yardım ödeneğinin yükseltilmesi hayati önem taşımaktadır. Türkiye Barolar Birliği’nin ve baroların ısrarlı taleplerini içeren bu düzenlemelerin yalnızca meslek için değil, toplumun adalete erişim hakkı için de kritik önemde olduğunu hatırlatıyoruz” ifadelerini kullandı.
Konuşmasını Mustafa Kemal Atatürk’ün “Adalet gücü bağımsız olmayan bir milletin, devlet halinde varlığı kabul olunamaz” sözleriyle noktalayan Baro Başkanı Özdemir, “Yeni adli yıl, yalnızca yargının kurucu unsurları olan avukat, hakim ve savcıların değil, bütün yurttaşların adalet mücadelesinin yılı olmalıdır. Yeni adli yılın; bağımsız yargının güçlendiği, baroların özerkliğinin güvence altına alındığı, yargı mensuplarının ve toplumun tüm kesimlerinin adaletle buluştuğu bir yıl olmasını diliyoruz” diye konuştu.
Resepsiyon, İzmir Marşı ve 10. Yıl Marşı’nın hep birlikte söylenmesinin ardından sona erdi.
2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program (OVP), tarım ve gıda sektöründe üretim planlaması, verimlilik ve katma değer artışını merkeze alan kapsamlı bir yol haritası ortaya koymaktadır.
Öncelikle programda; stratejik tarım ürünlerinde arz-talep dengesi, yeterlilik düzeyleri, su kısıtı ve bölgesel üretim potansiyelleri gözetilerek üretimin yönlendirilmesini hedefleyen ve hâlihazırda uygulanan üretim planlamasının sürdürülmesi öngörülmektedir. Genel Tarım Sayımı sonuçlarının da açıklanmasının ardından bu planlı ve sürdürülebilir üretim yaklaşımının çok daha etkin bir yapıya kavuşacağını düşünüyorum.
Bu yaklaşımı destekleyecek şekilde; gübre, bitki koruma ürünleri ve aşı gibi temel tarımsal girdilerde yerli üretim kapasitesinin artırılması, yerli genetik kaynakların korunması, ıslahı ve geliştirilmesi de programın önemli hedefleri arasında yer almaktadır. Sektörün dışa bağımlılığını azaltmaya yönelik bu adımlar, planlı üretim yaklaşımının sahada daha verimli karşılık bulmasını sağlayacak kritik unsurlardır.
Verimlilik ve katma değerin artırılması, programın tarım politikasındaki en belirgin önceliklerden biri olarak öne çıkmaktadır. Sektörün arz kaynaklı risklerini azaltmaya yönelik Ar-Ge çalışmalarının ve teknoloji kullanımının desteklenmesi, yenilenebilir enerji kullanımı ve sulama yatırımlarının geliştirilmesi üretimin yerli imkânlarla daha verimli gerçekleştirilmesi açısından önemli bir adımdır.
Üretim süreçlerinde teknoloji kullanımının yaygınlaştırılması ve veriye dayalı analizlerle akıllı üretim yaklaşımlarına geçişin önceliklendirilmesi hedeflenmektedir. Dijitalleşme, yapay zekâ ve hassas tarım uygulamalarının yaygınlaştırılmasıyla üretimde verimlilik ve kalite artırılırken, kaynakların daha etkin kullanılması da sağlanacaktır. Böylece birim alandan elde edilen verim yükseltilecek, üreticilerin karar alma süreçleri ise daha fazla veri temelli hâle gelecektir. Bunun yanında, tarımsal sanayide ortaya çıkan yan ürünlerin katma değerli ürünlere dönüştürülmesine yönelik yatırımların teşvik edilmesi, sektörün toplam katma değerinin artırılmasına katkı sağlayacaktır.
İklim değişikliğinin tarım sektörü üzerindeki risklerine karşı erken uyarı altyapısının güçlendirilmesi, dayanıklı çeşit geliştirme çalışmalarının desteklenmesi, sözleşmeli üretim modellerinin yaygınlaştırılması ve üreticilerin sosyal dayanıklılığını artıracak kapsamlı bir tarımsal risk yönetim sisteminin kurulması öngörülmektedir. Bu yapının hayata geçirilmesi, sektörün iklim kaynaklı şoklara karşı direncini kalıcı biçimde artıracak ve özellikle küçük üreticilerin üretimde kalmasına katkı sağlayacaktır.
Son olarak, gıda fiyatlarının genel enflasyon hedefleriyle uyumlu bir seyir izlemesi amacıyla dış ticaret ve destekleme politikalarının bütüncül bir çerçevede yürütülmesi; tarımsal üretimde maliyet baskılarını azaltacak yapısal dönüşüm adımlarının hızlandırılması hedeflenmektedir. Bu sayede gıda harcamalarının hanehalkı bütçesi üzerindeki yükünün hafifletilmesi ve özellikle düşük gelirli kesimlerin refahının desteklenmesi amaçlanmaktadır.
Tarım ve gıda sektörünün enerji, sağlık, teknoloji ve savunma sektörleri gibi stratejik bir alan olarak ele alındığı OVP’de, sektörümüzün yapısal dönüşüm ihtiyaçları isabetli biçimde ortaya konulmuş ve bu ihtiyaçlara yönelik somut, uygulanabilir hedefler belirlenmiştir.
Önümüzdeki dönemde belirleyici olacak husus, ortaya konulan hedeflerin kararlılıkla ve istikrarlı bir uygulama takvimi içerisinde hayata geçirilmesidir. Programda öngörülen politikaların etkin biçimde uygulanması hâlinde tarım ve gıda sektörümüz; üretim, verimlilik, katma değer kapasitesi ve fiyat istikrarına katkısı bakımından önemli bir aşama kaydedecektir.
A Milli Kadın Voleybol Takımı, 2026 CEV Avrupa Voleybol Şampiyonası finalinde İtalya’yı 3-2 mağlup ederek üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonu oldu.
İstanbul Sinan Erdem Spor Salonu’nda oynanan dev finalde Filenin Sultanları ile İtalya karşı karşıya geldi. Büyük çekişmeye sahne olan mücadelede milliler, rakibini 3-2 yenerek Avrupa’nın zirvesine çıktı.
Karşılaşmaya istediği başlangıcı yapamayan Türkiye, ilk seti 25-16 kaybetti. İkinci sette toparlanan ay-yıldızlılar, 25-22’lik skorla durumu eşitledi. Büyük mücadele üçüncü, dördüncü ve beşinci setlerde de devam etti.
Final setinde üstünlüğünü ortaya koyan Filenin Sultanları, karşılaşmayı 3-2 kazanarak Avrupa Şampiyonluğu’nu bir kez daha Türkiye’ye getirdi.
Üst üste ikinci Avrupa şampiyonluğu
Bu sonuçla A Milli Kadın Voleybol Takımı, Avrupa Şampiyonası’nda üst üste ikinci kez şampiyonluk sevinci yaşadı. Türkiye ayrıca 2028 Yaz Olimpiyat Oyunları’na katılma hakkı da elde etti.
Filenin Sultanları, 2026 yılında Avrupa şampiyonluğunun yanı sıra Milletler Ligi’nde de şampiyonluk yaşayarak önemli bir başarıya imza attı. Milliler, Temmuz ayında VNL finalinde Brezilya’yı 3-1 yenerek kupayı kazanmıştı.
Türkiye tek yürek oldu
2025 yılı faaliyet dönemine ait brüt 100 milyon TL nakit temettü dağıtımını 2 Eylül 2026 tarihi itibarıyla tamamlayan SUWEN, elde ettiği net kârın yaklaşık %90’ını ortaklarıyla paylaştı. SUWEN bu oranla, BIST perakende tekstil sektöründe kârını yatırımcısıyla en çok paylaşan şirketlerden biri oldu.
Türkiye kadın iç giyim, ev giyim ve plaj giyim (KİEP) sektörünün önde gelen şirketlerinden SUWEN sektörel zorluklara karşın operasyonel başarısını güçlü finansal disipliniyle sürdürerek 2025 faaliyet yılını verimli bir performansla geride bırakmıştı. 31 Aralık 2025 tarihli enflasyon muhasebesi uygulanmış finansal tablolarında, 31 Aralık 2025 satın alma gücüyle 111,1 milyon TL net dönem kârı açıklayan SUWEN, Genel Kurul tarafından onaylanan toplam 100 milyon TL brüt nakit kâr payını ortaklarına dağıttı. Böylece şirket, 2025 yılı net dönem kârının yaklaşık %90’ına karşılık gelen tutarı yatırımcılarıyla paylaşmış oldu.Süreç kapsamında hisse başına brüt 0,1785714 TL (net 0,1517856 TL) kâr payı ödemesi gerçekleştirildi.
Ali Bolluk: “Sürdürülebilir Kârlılığımızı Yatırımcılarımızla Paylaşıyor, 2026 Hedeflerimize Kararlılıkla İlerliyoruz”
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan SUWEN Genel Müdürü Ali Bolluk, şunları söyledi:
“2025 yılı, perakende tekstil sektörü açısından operasyonel verimliliğin ve nakit yönetiminin kritik önem taşıdığı bir yıl oldu. SUWEN olarak, zorlu piyasa koşullarına rağmen sağlıklı finansal yapımızı koruyarak yılı 111 milyon TL net dönem kârı ile kapattık. Genel Kurulumuzca onaylanan 100 milyon TL’lik brüt nakit temettü dağıtımını 2 Eylül 2026 tarihi itibarıyla tamamladık.
Elde ettiğimiz net kârın yaklaşık %90’ını yatırımcılarımıza aktararak, BIST perakende tekstil sektöründe kârını yatırımcısıyla en yüksek oranda paylaşan önde gelen şirketlerden biri olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Geçmiş yıl kârlarına ihtiyaç duymadan, 2025 yılı kârımızdan gerçekleştirdiğimiz bu dağıtım, şirketimizin güçlü finansal yapısının ve yatırımcılarıyla yarattığı değeri paylaşma yaklaşımının bir göstergesidir.”
2026 yılının faaliyetlerini etkin bir şekilde yönetmek ve portföy verimliliğini artırma odaklı geçmekte olduğunu belirten Ali Bolluk, sözlerine şöyle devam etti:
“2026 yılına ilişkin hedeflerimiz doğrultusunda da adımlarımızı kararlılıkla atmaya devam ediyoruz. Hem yurt içi mağaza ağımızı stratejik lokasyonlarla büyütmeyi hem de yurt dışındaki görünürlük ve erişimini artırarak küresel ölçekteki marka bilinirliğimizi derinleştirmek için çalışıyoruz. Yılın ikinci çeyrekteki karlılığımız tüm bu çalışmaların doğru sonuçlar verdiğinin kanıtı oldu. Mağazacılık ve e-ticaret kanallarını birlikte büyütürken güçlü ürün portföyümüzle 2026 yılında da sürdürülebilir kârlılığımızı koruyarak tüm paydaşlarımıza değer üretmeyi sürdüreceğiz. Bizlere güvenen tüm ortaklarımıza ve yatırımcılarımıza teşekkür ederim.”
SUWEN Hakkında:
Faaliyetine 2003 yılında başlayan SUWEN Tekstil San. ve Tic. A.Ş. Türkiye kadın iç giyim, ev giyim ve plaj giyim (KİEP) sektöründe faaliyet gösteriyor. SUWEN ürünleri, yurtiçi ve yurtdışında perakende mağazacılık, e-ticaret ve toptan satış kanalları üzerinden satışa sunuluyor. Bağımsız danışmanlık şirketi Deloitte’nin 2021 Sektör Raporu’na göre iç giyim mağaza zincirleri arasında en büyük 5 marka içinde mağaza sayısı artışına göre, Türkiye’nin en hızlı büyüyen Kadın İç Giyim perakende markası olan SUWEN 2022 yılında yurtdışı pazarına hızlı bir giriş yaptı. 30 Haziran 2026 tarihi itibarıyla Türkiye’de 195 mağaza yanında Kıbrıs’ta 2, Romanya’da 7 mağaza ve diğer ülkelerdeki bayi mağazalarıyla birlikte yurtdışında toplam 19 mağazaya, toplamda ise 214 satış noktasına ulaşmış oldu. Nisan 2022’de halka açılan SUWEN halen Borsa İstanbul’da Yıldız Pazar’da işlem görüyor.