Dinçer: “Diploma umut değil, işsizlik belgesi haline getirildi”
Cumhuriyet Halk Partisi Mersin Milletvekili Talat Dinçer, üniversite mezunu gençler arasında giderek
artan işsizlik oranlarını Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Dinçer, üniversite mezunu
gençlerin yaklaşık yüzde 40’ının işsiz olduğuna dikkat çekerek, bu tablonun yıllardır sürdürülen yanlış
eğitim ve istihdam politikalarının sonucu olduğunu vurguladı.
“Suçlu gençler değil, plansızlıktır”
Dinçer, gençlerin ve ailelerin bu tablonun sorumlusu olmadığını belirterek, asıl sorunun plansızlık,
öngörüsüzlük ve günü kurtarma anlayışı olduğunu ifade etti. Kontrolsüz biçimde artan üniversite
sayısına dikkat çeken Dinçer, özellikle ticarethane mantığıyla açılan özel üniversitelerin eğitim kalitesini
geri plana ittiğini söyledi. Ülkenin hangi alanda ne kadar mezuna ihtiyaç duyduğunun
hesaplanmadığını, buna rağmen her yıl yüz binlerce gencin diplomayla mezun edildiğini dile getirdi.
“Gençler müşteri gibi görülüyor”
Eğitim sisteminde kontenjan doldurmanın temel hedef haline geldiğini belirten Dinçer, gençlerin birer
öğrenci değil, birer müşteri olarak görüldüğünü, ailelerin ise umutlarını paraya dönüştürmeye
zorlandığını ifade etti. Mezuniyet gününün hayallerin gerçekleşmesi gereken bir gün olması gerekirken,
işsizlik ve belirsizlikle anılır hale geldiğini söyledi.
“İstihdam daralıyor, liyakat geri planda”
Diğer yandan istihdam alanlarının giderek daraldığını vurgulayan Dinçer; üretim ekonomisinin terk
edildiğini, sanayinin güç kaybettiğini, tarımın bitme noktasına geldiğini ve bilim ile teknoloji
yatırımlarının göstermelik kaldığını belirtti. Kamu alımlarında liyakat yerine sadakatin belirleyici
olduğunu söyleyen Dinçer, torpil sisteminin gençlerin önüne aşılmaz duvarlar ördüğünü dile getirdi.
“Beyin göçü değil, beyin kaybı”
Bu sürecin doğal sonucu olarak beyin göçünün arttığını belirten Dinçer, gençlerin isteyerek değil
mecbur bırakılarak yurt dışına gittiğini söyledi. En nitelikli gençlerin başka ülkelerin ekonomisine ve
bilimine hizmet ettiğini vurgulayan Dinçer, bunun bir beyin göçü değil, açık bir beyin kaybı olduğunu
ifade etti.
Meclis Araştırması talebi
Sorunun üniversite mezunu sayısının fazlalığı değil, doğru planlamanın yapılmaması olduğunu
kaydeden Dinçer, gençlerin yetersiz değil sistemin çökmüş olduğunu dile getirdi. Eğitim ile istihdam
arasındaki bağın koptuğunu belirten Dinçer, bu anlayış değişmeden ne eğitimin ne ekonominin
düzelebileceğini söyledi.
Bu kapsamda Dinçer, Anayasa ve Meclis İçtüzüğü hükümleri gereğince Meclis Araştırma Komisyonu
kurulmasını talep etti. Ayrıca Milli Eğitim Bakanı’na yönelttiği yazılı soru önergesiyle, genç işsizliğinin
nedenlerini ve eğitim-istihdam politikalarının sorgulanmasını istedi.
Dinçer, üniversite mezunu gençlerin işsizlik, umutsuzluk ve göç arasında sıkıştığını belirterek,
meselenin yalnızca gençlerin değil, tüm toplumun ve Türkiye’nin geleceği açısından hayati önem
taşıdığını vurguladı.